Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12839 E. 2023/19911 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12839
KARAR NO : 2023/19911
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/962 E., 2016/90 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, isnat edilen suçu işlememesine rağmen ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, hükümle gerekçe arasında çelişki olduğuna, delillerin tamamının toplanmadığına, katılan dinlenilmeden karar verildiğine ve sair nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanın annesinin eski eşi olduğu, taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, sanığın bir internet sitesinde katılana yönelik “Almanya Mainzde oturan … Türkiye’ye gelince eski kocasıyla yemeke gitmek, piknik yapmaya gitme, teyzesi … kocasından ayrılma, kocası altı aydır köyde durması, … ‘ın kardeşi … kendisine abla ve yenge diyen kendinden yaşça çok küçük evliyken kocasına aldatıp bu kişiyle evlenmesi anneleri … beraber yaşadığı adama maddi ve manevi onca masraf yaptırması adamın kendisine maddi ve manevi vermediği hiç bir şey yokken evlatlarının yaptıkları yanlışı söylemesinden ötürü yeni damat tarafından dövdürülmek istenmesi acaba ne kadar ahlakidir, acaba şeref, onur, gurur, ar, namus kimde ne kadar vardır, toplum bunu ne şekilde değerlendirir, … peki o eve lüks daireye dönen bu evde bu eşyaları nasıl kullanabiliyorsun, o erzakları bu adam almışken nasıl yiyebiliyorsunuz.. genişlik meselesi demek ki, herkeste utanma, arlanma olacak diye bir şey yok tabi ki…” şeklinde hakaret içerikle mesajlar yazdığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın bir internet sitesinde paylaştığı “Almanya Mainzde oturan … Türkiye’ye gelince eski kocasıyla yemeke gitmek, piknik yapmaya gitme, teyzesi … kocasından ayrılma, kocası altı aydır köyde durması, … ‘ın kardeşi … kendisine abla ve yenge diyen kendinden yaşça çok küçük evliyken kocasına aldatıp bu kişiyle evlenmesi anneleri … beraber yaşadığı adama maddi ve manevi onca masraf yaptırması adamın kendisine maddi ve manevi vermediği hiç bir şey yokken evlatlarının yaptıkları yanlışı söylemesinden ötürü yeni damat tarafından dövdürülmek istenmesi acaba ne kadar ahlakidir, acaba şeref, onur, gurur, ar, namus kimde ne kadar vardır, toplum bunu ne şekilde değerlendirir, … peki o eve lüks daireye dönen bu evde bu eşyaları nasıl kullanabiliyorsun, o erzakları bu adam almışken nasıl yiyebiliyorsunuz.. genişlik meselesi demek ki, herkeste utanma, arlanma olacak diye bir şey yok tabi ki…” şeklindeki kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamın kesin nitelikteki adli para cezasına ilişkin olması nedeniyle tekerrüre esas teşkil etmediğinin gözetilmemesi ve seçimlik ceza öngören hakaret suçunda temel cezanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası gerekçe gösterilen hapis cezasının tercih edilmesi,
b. İnternet sitesi üzerinden yapılan suça konu paylaşımların herkes tarafından görülebilir olup olmadığı araştırılarak, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği,
c. Suçun alenen işlenmediğinin kabul edilmesi halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönlerden hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.