YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12852
KARAR NO : 2023/19349
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/801 E., 2015/725 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakaretin karşılıklı olduğuna, mağdur olanın kendisi olduğuna, kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Taraflar arasında kira meselesinden kaynaklı husumet olduğu, olay günü sanığın katılanı arayarak kira bedeli üzerine karşılıklı konuşup tartıştıkları, tartışma sırasında sanığın katılana küfürlü konuşarak hakaret ettiği, daha sonra tekrar telefonda konuştukları sanığın bu defa yine sinkaflı küfür ettiği böylece üzerine atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, şikayetçi beyanı karşısında sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmekle sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1.5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi gerekli olup, somut olayda hakaret eylemlerinin, aynı gün içerisinde kısa zaman aralıklarıyla gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, hukuken tek fiil sayılacak hareketlerle gerçekleşen olay nedeniyle tek hakaret suçunun oluşacağı ve farklı zamanlarda işlenen birden çok suçtan söz edilemeyeceği gözetilmeden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2. Sanığın aşamalarda telefonda karşılıklı birbirlerine hakaret ettiklerini beyan etmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden,
Karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.