Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12887 E. 2023/19686 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12887
KARAR NO : 2023/19686
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/825 E., 2016/56 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında verilen hükümlerin; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun ( 1412 sayılı kanun ) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyizinin, sanığın şikayetçiler tarafından darp edildiğine, tarafsız olmayan tanıkların beyanlarının hükme esas alındığına, hükmün bozulması gerektiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanığın başka bir adli olay sebebi ile Polis Merkezinde avukat görüşme odasında beklediği sırada “Beni burada tutamazsınız” diye bağırmaya başladığı, bu sırada aynı odada başka bir konudan dolayı beklemekte olan bayanlar da bulunduğundan, polis memuru şikayetçi … tarafından “Suça karışman durumunda güvenlik sertifikan iptal edilir, bu şekilde davranma sakin ol” şeklinde ikaz edilmesi üzerine polis memurunun omuzuna vurarak “Senin a..na koyarım, şerefsiz, sen beni tehdit mi ediyorsun, …benim savcı tanıdıklarım var, … Savcıyı arayacağım, hepinizi mahvederim” diye bağırdığı, kısa süreli arbede yaşandığı, arbede sırasında şikayetçi …’nun yere düştüğü, sanığın etkisiz hale getirildiği, kelepçe takıldığı esnada polis memuru …’ın da şahsın tekmelerine ve ısırıklarına maruz kaldığı, alınan adli tıp raporları ile sabit olduğu üzere müşteki polis memurlarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı böylece atılı suçları işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, şikayetçilerin ve tanıkların beyanları ve 21.03.2013 tarihli tutanak karşısında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair, Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın savunmasında avukat görüşme odasında darp edildiğini beyan etmesi, beyanının sanığa ait adli rapor ve tanıklar M.S, ile E. G.’nin beyanı ile doğrulanması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 29, hakaret suçundan ise aynı Kanun’un 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve somut olayda; hakaret eyleminin avukat görüşme odasında gerçekleştiği kabul edilen eylemde hakaret suçunun “aleniyet” öğesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.