YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12892
KARAR NO : 2023/20268
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/343 E., 2015/872 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrilmesine ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; yalnızca katılanın tanığının beyanına itibar edilerek hüküm kurulduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın fiziksel engelli olduğu, adına Belediye Başkanlığı tarafından 1 adet akülü araba alındığı, bu arabayı kullanırken bir takım sorunlar yaşadığı, tamir edilmesi için sanığın sahibi olduğu medikal firmasına teslim ettiği, tamir yüzünden çıkan tartışmada sanığın katılana” git si..me kadar şikayet et” dediği, böylece üzerine atılı suçun sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanık S.Ç.’ün sanığın hakaret ettiğini beyan etmesine rağmen diğer tanıkların hakaret sözü duymadıklarını beyan etmeleri karşısında, bu tanıkların anlatımlarına neden itibar edilmediği açıklanıp tartışılmadan ve hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu yöntemince açıklanmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tekerrür nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için sonuç olarak hapis cezasına hükmedilmesinin zorunlu bulunması ancak sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, kamuya yararlı, bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesi karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.04.2014 gün ve 2013/689 Esas 2014/191 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki “kat” tabiri kısa süreli hapis cezası yerine hükmolunacak tedbirin azami süresini ifade için kullanılmış olup buna göre “cezanın yarısından bir katına kadar” ibaresindeki cezanın yarısı; hükmolunan cezanın yarısı, bir katının ise; cezanın kendisi olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle Yerel Mahkemece hakaret suçundan kurulan hükümde 2 ay 27 gün hapis cezasının, cezanın yarısından, bir katı olan 2 ay 27 gün süre ile tedbire çevrilebileceği gözetilmeden, cezanın bir katını aşacak biçimde süre ile tedbire çevrilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.