YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12976
KARAR NO : 2023/21962
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/290 E., 2016/85 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53, 58 ile 62 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, olayda tanık bulunmadığı, sanığın da suçlamayı kabul etmediği halde somut delile dayanılmadan mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya ertelenmesine karar verilmesi ve resen tespit edilecek nedenlerde dikkate alınarak kararın bozulması, gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, telefonda katılanlara yönelik sarf ettiği “…şikayet etmezsen şerefsizsin, adisin…” biçimindeki sözleriyle hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, sanığın çelişkili ifadeleri, katılanların beyanları, tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre oluşu iddianamedeki gibi kabul ederek sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, katılanlara yönelik gerçekleştirdiği hakaret eylemini devam eden eylemler bütünlüğü içerisinde tek bir fiille gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi de dikkate alınarak, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek temel cezada aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırım yapılarak tek bir hüküm kurulması gerektiği yerde hakaret suçundan iki ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi,
2. Dosyada tanık beyanı bulunmadığı halde, kararın gerekçesinde diğer delillerin yanında tanık beyanına da dayanılarak karar verildiği belirtilerek kararın gerekçesinde hataya düşülmesi,
3. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.