YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13052
KARAR NO : 2023/21013
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/911 E., 2016/201 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 07.02.2013 tarihli kararıyla sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Kararın 01.03.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın 12.09.2014 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan bildirim üzerine Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanmasına karar vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, eksik incelemeyle karar verildiği, hakaret edilmediği, fiziksel müdahale yapılmadığı, tanıkların beyanlarına itibar edilmesi gerektiği ile resen tespit edilecek nedenler de dikkate alınarak kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İcra dosyasına konu edilen borç nedeniyle haciz mahalline giden alacaklı vekili … K. ile icra memuru … A.’nın, haciz mahalli olan iş yerinden sanık ve diğer failler tarafından kovalanmak ve itilmek suretiyle dışarı çıkarılarak, iş yerinde haciz yapılmasını engelledikleri gibi alacaklı vekili … K., icra memuru … A. ile stajyer avukat … A.’ya sinkaflı sözlerle hakaret ettikleri iddiasıyla açılan davada Mahkeme, oluşu iddianamedeki gibi kabul ederek tehdit ve fiziksel davranışları ile küfür içeren sözlerinden dolayı sanığın eylemlerine uyan görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörülmesi karşısında, sanığa atfedilen tehdit içeren sözler, cebri oluşturan fiziksel davranışlar ile hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilen sözlerin neler olduğu karar yerinde gösterilmeden yetersiz gerekçeyle karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 230 uncu maddesine aykırı davranılması,
2.Sanığın, suçun diğer failleri ile birlikte haciz mahallinde bulunan alacaklı vekili ile icra memurunun üzerine yürüyerek onları itmek ve kollarından tutarak haciz mahallinden dışarıya çıkarmak biçimindeki eyleminin haczin yapılmasını engellemeye yönelik olması nedeniyle bu eylemin 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yargı görevini yapan kişilere karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Birden fazla görevliye direndiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
4.Görevi yaptırmamak için direnme suçununun temyiz dışı diğer suç failleriyle birlikte işlenmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması,
5.Hakaret suçu aleni bir yer olan iş yeri dışında sokakta işlendiği halde sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılmaması,
6.Hakaret suçunda ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması,
7.Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin bir gerekçe gösterilmeden uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle karara yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.