Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/13372 E. 2023/21437 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13372
KARAR NO : 2023/21437
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1289 E., 2016/169 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 21.02.2013 tarih ve 2012/578 E. – 2013/134 K. sayılı kararıyla, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, 8 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği ihbarı üzerine yukarıda esas ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; olayın savunmasında anlattığı şekilde olduğu, kendisinin polislere yönelik direnme eyleminin olmadığı, Mahkemece savunma hakkının kısıtlanarak yokluğunda karar verildiği, bu nedenle verilen hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü … İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan şikayetçilerin, bir grubun cadde üzerinde alkol alıp çevreye rahatsızlık verdiklerinin anons edilmesi üzerine, olay yerine gittikleri, sanık ve arkadaşlarının alkol aldıklarını görünce bulundukları yerden ayrılmaları hususunda uyardıkları, sanığın ve arkadaşlarının bulundukları yerden ayrılmama konusunda direnç gösterdikleri, şikayetçi polislere taş atarak zarar verdiği şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunması alınmadan ve duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair meşruhatlı davetiye de tebliğ olunmadan yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve açıklanan nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.