YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13422
KARAR NO : 2023/22323
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/469 E., 2016/252 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Düşme, ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun ( 1412 sayılı Kanun ) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile,
1. Sanık … ile suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan, şikâyetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık … müdafiinin temyiz isteğinin; müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, bu nedenle derhal beraat kararı verilebilecek hallerde ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun ise atılı suçu işlediğine ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine,
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteğinin; mağdurun beyanı dikkate alındığında sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle derhal beraat kararı verilebilecek hallerde düşme kararı verilemeyeceğine bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
Ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanıklar ile suça sürüklenen çocuk arasında çıkan tartışmada suça sürüklenen çocuğun katılanlara hitaben ”Sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim.” demek suretiyle hakarette bulunduğu, sanıkların da suça sürüklenen çocuğa sinkaflı küfürler ettiği iddiasıyla sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan açılan davada, sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun beyanlarına, tanıklar Y.Ö., S.Ö., Ö.Ö. ile A.Ö.’nün beyanlarına göre sanık … ile suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin karşılıklı olduğu anlaşıldığından ceza verilmesine yer olmadığına, sanık … hakkında ise şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanıklar ile suça sürüklenen çocuk atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Tanıklar Y.Ö., S.Ö., Ö.Ö. ile A.Ö.’nün beyanları dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
İncelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ile suça sürüklenen çocuğun beyanlarına ve tanıklar Y.Ö., S.Ö., Ö.Ö. ile A.Ö.’nün beyanlarına göre hakaret eylemlerinin karşılıklı olduğu anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suça süreklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca durma süresi de eklendiğinde suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Düşme Kararı Yönünden
Sanığa, şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan, hakaret suçundan açılan kamu davasının şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Mahkemece verilen hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık … Hakkında Verilen Düşme Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.