YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13490
KARAR NO : 2023/22438
KARAR TARİHİ : 11.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/308 E., 2016/45 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrasında düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan kamu davası hakkında hüküm kurulmamışsa da, dava zamanaşımı süresi gözetilerek her zaman bir hüküm kurulabileceği belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Yerel Mahkemece sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ve 43 ile 62 nci maddeleri uyarınca 8.840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Yerel Mahkemece sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddeleri ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Tebliğname’de, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesinin 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle hükümlerin düzeltilerek onanması gerektiği görüşünü belirtmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’nın Temyiz İsteği
Hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiğine vesaire ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Şikâyetçi … H. ile sanık …’nın öz kardeşi olan tanık M. S.’nin, sanık …’nın polis memuru olan şikâyetçi ve mağdurlara hakaret ettiğini doğrulamaları karşısında, sanık hakkında müsnet suçtan ceza verilmesi gerekirken beraat kararı verildiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Sanık … Hakkında Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Şikâyetçi ve mağdurların … İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaptıkları, şikâyetçi ve mağdurların olay tarihinde bir olaya müdahale ettikleri esnada sanık …’nın plakasız bir motosiklet ile nara atarak, şikayetçi ve mağdurların görev yaptığı yerden geçtiği, şikâyetçi ve mağdurların, sanığı bağırmaması hususunda uyardıkları, bunun üzerine sanık …’nın “Ne susacağım sinkaf ederim sizi.” diye bağırdıktan sonra kaçtığı, suç üstü hali olan somut olayda polis memuru olan şikâyetçi ve mağdurların sanığı takip etmeye başladıkları ve sanık …’yı yakaladıkları, sanığa yasal işlem yapacakları sırada sanığın şikâyetçi ve mağdurlara hitaben “Lan sizi süründürürüm, y…lar, siz benim kim olduğumu biliyor musunuz lan.” şeklinde hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği, bu suretle üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Şikâyetçi ve mağdur olan polis memurlarının sanık …’nın oğlu olan sanık …’yı yakaladıkları esnada sanık …’nın müdahale ettiği ve sanığın şikâyetçi ile mağdurlara “Hepiniz şerefsizsiniz.” sözleriyle hakaret ettiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname’deki Düşünce Yönünden
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2018 tarihli ve 2015/16-873 Esas, 2018/145 Karar sayılı kararında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtaratın ileriye yönelik ve takdir yetkisini sınırlamayan bir bildirim niteliği taşıdığı, bu sebeple “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” şeklinde infazda tereddüte yol açacak ve infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulmadığı takdirde, yalnızca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtaratına hükümde yer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olmadığının belirtilmesi karşısında Tebliğname’deki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Şikâyetçi ve mağdurların sanığın kendilerine vurmaya çalıştığı ve kendilerine fiziksel olarak direndiğine ilişkin beyanları ile şikâyetçi ve mağdurların bir kısmının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıklarının belirtildiği adli rapor içerikleri de dikkate alındığında; Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekilde sanığın üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını gerçekleştirdiği hususlarının olaya ilişkin tutulan tutanak içeriği, şikâyetçi ve mağdur beyanları ile tanık anlatımları neticesinde sübut bulduğuna yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
i. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipleri ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
ii. Yerel Mahkemece kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemlerini birden fazla görevliye karşı tek bir fiil ile gerçekleştirmesi ve Mahkemece de bu şekilde kabul edilmesi karşısında, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiği gözetilmeden aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin gösterilmesiyle yetinilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Kararına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 30.09.2014 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragraflardan; “TCK’nın 43. Maddesi” ibareleri çıkartılıp yerlerine “5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme İlişkin
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.