YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13519
KARAR NO : 2023/22056
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/229 E., 2016/34 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen beraat kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğuna vesaire ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, sanığın katılana gece vakti haciz yapılamayacağını hatırlatması üzerine katılanın sanığı yalancılıkla suçladığı, bunun üzerine sanığın katılanı terbiyeli olması konusunda uyardığı, haciz tutanağının sanığın yokluğunda katılan tarafından yazdırıldığı, sanığın tutanakta geçen suça konu sözleri söylemediği, bu hususun tanık beyanlarıyla sabit olduğu, kaldı ki “edepsiz” sözünün hakaret suçunu oluşturmayacağı, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, katılanın borca konu bedelin kendisine elden verilmesi konusunda sanıkla tartıştığı, ayrıca tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere agresif ve kışkırtıcı bir tavır takındığı, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği, neticeten hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Hakaret Suçu Yönünden
Sanığın avukatlığını üstlendiği bir tüzel kişiliğe haciz ve muhafaza işlemleri için gelen ve alacaklı vekili olan katılana işlemler sırasında sanığın ”edepsiz” şeklinde hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden
Sanığın olay esnasında işlemlerin tamamlanmasını engellemeye çalıştığı ve bu suretle alacaklı vekili olan katılana karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılan Vekilinin Temyizine İlişkin
Sanığın haczi engellemek için cebir veya tehdit kullandığına dair herhangi bir delil elde edilemediği şeklindeki beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın sarf ettiği kabul edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.