YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13810
KARAR NO : 2023/22670
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/945 E., 2016/48 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının gerekçesiz olarak verilmediğine, vesaire ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında sair tehdit suçuna ilişkin olarak seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edildikten sonra artık bu cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre daha önceden hapis cezasına hükmedilmemiş olmak koşuluyla mahkum olunan 30 gün ve daha az hapis cezasının birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesini zorunlu kıldığının gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın dolaylı kabul içeren savunması, şikâyetçi beyanı ile bu iddiayı doğrulayan tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; olay tarihinde cadde üzerinde otostop yaparak trafik güvenliğini tehlikeye düşüren sanığın, görevli polis memurlarınca uyarılması üzerine, kaçmaya başladığı, görevlilerce yakalandığı sırada, polis memuru olan şikayetçiye hitaben “Sizi bakın nasıl şikâyet edeceğim, benden 50 TL para istediler ben de vermedim, bundan dolayı benle sürekli uğraşıyorsunuz diyerek sizden şikayetçi olacağım siz görürsünüz, o karakolu birbirine katacağım, sizleri buradan sürdüreceğim, sizin yüzünüzden otostop yapamıyor ve para kazanamıyorum” diyerek tehdit ve hakaretlerde bulunduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın söylediği kabul edilen sözlerin hangisinin hakaret hangisinin tehdit niteliğinde olduğu, bu sözlerin hakaret ve tehdit suçlarını oluşturup oluşturmayacağı tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçeyle sanık hakkında her iki suçtan mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre ;
a. Daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan 30 günden az süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, birinci fıkrada belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
b. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 ncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 nci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden kararda bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.