Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/13839 E. 2023/21710 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13839
KARAR NO : 2023/21710
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/184 E., 2016/24 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın katılan H. Y’ye aktif direnç göstererek sol baş parmağından basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu ve bir kısım hakaret içerikli sözden sonra ”Gebertirim sizleri, bizi götüremezsiniz.” şeklinde tehdit içerikli sözler sarf etmek suretiyle görevi yaptırmamak için direndiği, esasen Mahkeme tarafından da sanığın katılanlara yönelik ”Sizinle görüşeceğiz.” şeklinde kelimeler kullandığının kabul edildiği, bu haliyle yargılamaya konu olayda katılanlara yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluştuğu, sanığın mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kasten yaralama olayı ile ilgili başlatılan çalışmada … plakalı aracın durdurulmaya çalışıldığı ancak dur ihtarına uymaması üzerine ekiplerce takip edilerek aracın durdurulduğu, araç içerisindeki şahısların tahkikat işlemleri için karakola davet edilip götürülmeye çalışıldığı esnada sanığın görevli polis memuru olan katılanlara hitaben, “Ortada bir olay yok siz kimsiniz lan, ne hakla Emniyete götürüyorsunuz b.k mu var, terörist mi kovalıyorsunuz sanki, bizi götüremezsiniz lan, ağzınıza sı…arım, pezevenklik yapmayın, gebertirim sizleri.” şeklinde sözlerle hakaret ve tehditte bulunarak ekip otosuna binmekte direndiği, bu direnme esnasında katılan H.Y.’nin de sol baş parmağından basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne getirildikten sonra da benzer şekilde eylemlerine devam ederek şikayetçilerin görevlerini yapmalarına aktif ve fiili direnme göstermek suretiyle engel olduğu iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece tüm dosya kapsamından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri ile sair yönlerden yapılan incelemede; katılan H. Y.’nin beyanında “Sanığın katılan A. D.’ye karşı ‘Seni öldüreceğim, buralarda gezemeyeceksin.” şeklinde sözlerle tehditte bulunduğunu, gözaltına direnmek için sürekli sağa sola vurduğunu ve eline tırnakları ile vurarak yaralanmasına neden olduğunu.” belirtmesi, yine katılan A. D.’nin beyanında sanığın kendisini ”Seni öldüreceğim.” diyerek tehdit ettiğini belirtmesi, polis memuru olan tanıklar F. B., S. Z. ve G. A.’nın aşamalardaki beyanları ile olay, yakalama ve kaba üst arama tutanağının içeriği, katılan H. Y.’nin yaralandığına dair adli muayene rapor içeriği, olayın meydana geliş şekli ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin sabit olduğu ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.