Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/1406 E. 2023/16538 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1406
KARAR NO : 2023/16538
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu karar ile sanık … hakkında tehdit, hakaret, sanık … hakkında tehdit, sanık … hakkında hakaret suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat hükümleri kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın, temyiz sebeplerine yer vermediği 26.01.2016 tarihli süre turum dilekçesiyle kararın bozulmasını ve gerekçeli kararın tebliğini talep ettiği, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğine rağmen ek temyiz dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın ve sanıkların komşu oldukları, aralarında husumet bulunduğu, olay günü çıkan tartışmada sanık …’nun katılana hitaben “Evinde ve sende gözüm vardı, evlerinizi yakacağız, camlarınızı kıracağız, sizi burdan attıracağız” dediği, sanık …’in katılana hitaben “Gel babamın s… göstereyim.” diyerek hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda; Yerel Mahkemece, katılanların soyut beyanı dışında tanık delilinin de bulunmaması nedeniyle beraat hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hükmün konusunun, iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması karşısında, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla kamu davasına konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılarak hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda, iddianamenin anlatım kısmında, sanık …’in, katılan …’e yönelik yönelik tehdit eyleminin açıklanmadığı gözetilmeden, “Fail ve Fiilde Bağlılık Kuralı”na aykırı olarak uygulama yapılıp, iddianamede tanımlanmayan eylemden hüküm kurulmak suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesine aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık … Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından, Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların suçlamaları kabul etmemesi ve tanık vb.leri delilin dosyada bulunmaması karşısında, atılı suçları işledikleri şüphe boyutunda kalan sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından, Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.