YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14133
KARAR NO : 2023/22156
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/446 E., 2016/85 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında katılana yönelik hakaret ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2021 tarih ve 2016/159483 sayılı Tebliğnamesi ile katılan vekili yönünden temyiz isteminin reddi yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz sebepleri içermeyen süre tutum dilekçesiyle sanık hakkında verilen beraat hükümlerinin bozulmasını talep ettiği belirlenmiştir.
Katılan vekilinin temyizinin ise; hükümlerin usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, yargılamada talep ettikleri hususlarda araştırma yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiği, farklı tarihlerde gerçekleşen hakaret ve tehdit olaylarının tanıklar … ve …’nın beyanları ve telefon kayıtlarıyla ıspat olunduğu halde beraat hükümleri verildiği, tanıkların beyanlarına itibar edilmeme gerekçelerinin olaya uygun olmadığı, bu konuda hatalı değerlendirme yapıldığı, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve katılanın avukat oldukları, katılanın bir dosyada vekillikten azli nedeniyle taraflar aralarında husumet bulunduğu, bu nedenle sanığın katılanı telefonla arayarak “Salak.” şeklinde sözle hakaret ettiği, başka bir tarihte de yine aralarında geçen telefon konuşmasında “O davaya gidersen senin icabına bakarım.” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ettiği şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece sanığın tehdit ve hakaret suçlarını işlediğine dair, cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan ve Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre; katılanın aşamalardaki anlatımları, sanık savunması ve dinlenen tanıklar R.Y. ve Z.E. ile İ.P. ve M.A’nın anlatımları karşısında tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilememesi nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır ilkesi” dikkate alınarak sanığın atılı suçlardan beraatine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan ve vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyizine İlişkin Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Katılanın süre tutum dilekçesi sunduğu, katılan vekilinin ise gerekçeli temyiz dilekçesi sunduğu dosyada, bir bütün olarak temyizin süresinde olduğu anlaşıldığından katılan vekilinin temyizi yönünden Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararlarında katılan ve vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.