Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/14400 E. 2023/23095 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14400
KARAR NO : 2023/23095
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/327 E., 2015/486 K.
SUÇLAR : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın sırf alkollü olması nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmaması gerektiği, sanığın olay anındaki hal ve hareketleri gözlemlenmeden karar verildiği, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair ciddi ve kuvvetli delil bulunmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi uyarınca sadece cezası ağır olan suçtan sanığın cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Alkollü halde araç kullanan sanığın kontrol noktasındaki dur ihtarına uymayarak kaçtığı, durdurulduğunda ise alkol ölçümüne karşı çıktığı, aracını polis memurunun üzerine sürerek onun yaralanmasına neden olduğu iddiasıyla açılan davada, Mahkeme oluşu iddianamedeki gibi kabul ederek tüm dosya kapsamına göre sanığın sübut bulan suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. İfadelerine başvurulan katılan ve tanık polis memurlarının beyanları, olay tutanağından sanığın olay günü alkollü halde araç kullandığının ve hakkında işlem yapılmasını engellemek amacıyla aracını katılan polis memurunun üzerine sürerek onu yaralanmasına neden olduğunun anlaşılması, katılan hakkında düzenlenen raporda elinden yaralandığının bildirilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan sanığın cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanığın eylemlerinin iki ayrı suçu oluşturması ve fikri içtima şartlarının somut olayda gerçekleşmemesi karşısında, sanık müdafiinin temyiz nedenine itibar edilmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini, silahtan sayılan aracını polis memurunun üzerine sürerek gerçekleştirmesi nedeniyle cezasında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri Yönünden
İfadelerine başvurulan katılan ve tanık polis memurlarının beyanları, olaydan sonra sanık hakkında alınan raporda 1,11 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sübut bulan suçtan sanığın cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanık hakkındaki raporda, 1,11 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi ve bu alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak nitelikte olması, sanığın eylemlerinin iki ayrı suçu oluşturması ve fikri içtima şartlarının somut olayda gerçekleşmemesi karşısında, sanık müdafiinin temyiz nedenlerine itibar edilmemiştir.

2. Sair Temyiz Nedenleri Yönünden
02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 87-44 sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu’na 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, 14.07.2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasına eklenen ve seri muhakeme usulünün maddi ceza hukuku yönünü ilgilendiren “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin sanık aleyhine sonuç doğurması, bu bağlamda anılan Kanun’un yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar hakkında uygulanabilecek nitelikte bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ilişkin olarak seri muhakeme usulünün uygulanması bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.