Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/14464 E. 2023/22038 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14464
KARAR NO : 2023/22038
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/96 E., 2016/183 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli, 2014/659 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla açıklanması geri bırakılan hüküm, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde kavga ihbarı üzerine görevli polis memurları olan şikâyetçiler … K. ve … S.’nin olay yerine gittikleri, olay yerinde bulunan sanık … ve inceleme dışı sanık … Y.’nin ekip otosuna bindirilmek istenildiği; ancak sanıkların ekip otosuna binmemek için direndikleri, zor kullanmak suretiyle sanıkların ekip otosuna bindirildikleri iddia olunarak sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kamu davası açılmıştır.
1. Sanık …, suç tarihinde alkollü olduğunu, bu nedenle olayı hatırlamadığına dair savunmada bulunmuştur.
2. Şikâyetçilerin soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenildikleri belirlenmiştir.
3. Olay, yakalama ve üst arama tutanağı tutulmuştur.
4. Sanığa ait adli sicil kaydı, ihbar yazısı ve ekleri dosyada mevcuttur.
5. Yerel Mahkemece, şikâyetçilerin sanığı ekip otosuna bindirmeye çalışırken sanığın direndiği, şikâyetçi polis memurlarına cebir boyutuna varacak şekilde tekme ile vurduğu, sanığın zor kullanmak suretiyle ekip otosuna şikâyetçi polis memurları tarafından bindirildikleri kabul olunarak, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla, seçenek hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandıran suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Açıklamalar ışığında, şikâyetçilerin soruşturma aşamasındaki anlatımlarında, sanığın ve inceleme dışı diğer sanığın ekip otosuna binmemek için fiziki olarak direndiklerini belirttikleri, olay tutanağı içeriğinde, “Sanık …’in zor kullanılarak etkisiz hale getirilmek istendiği sırada biz görevlilere etkin bir şekilde direnerek kendini yere atmış tekme ve yumruklarla biz görevlilere vurmaya çalışması üzerine kademeli olarak artan bir zor kullanılarak ve kelepçe takılarak etkisiz hale getirildiği” şeklindeki açıklamalara yer verildiği, şikâyetçi … K.’nın kovuşturma aşamasında “Sanık … bize yönelik küfürler söyledi, sanıklar arabaya binmeme konusunda direndiler, bize ve ekip arabasına yönelik tekme attı, bu eylemlerini bilinçsizce yaptı, aşırı derecede alkollüydüler, küfür içerikli sözler tutanakta belirttiğimiz şekilde sarfediyorlardı, kelepçeleri çıkardığım sırada alkolün tesiri ile aşırı derece direndiler, ilk başta karakola davet ettik ancak alkollü olduklarından dolayı gelmediler, biz de kademeli güç kullanarak arabaya bindirdik, bindirme sırasında küfür içerikli sözler söylediler ancak tutanakta belirttiğimiz gibi tehdit içerikli herhangi bir söz söylenmedi, arabaya bindirmeye çalıştığımız sırada binmeme konusunda direndiler, tutanak içeriği doğrudur” şeklinde, şikâyetçi … S.’nin ise “Olay yerine gittiğimizde sanıklar da kavga olayının içindeydi, sanıklar taşkınlık yapınca ekip arabasına bindirmek istedik, sanık … bize yönelik küfürler söyledi, sanıklar arabaya binmeme konusunda direndiler, daha doğrusu ilk başta karakola davet ettik ancak alkollü olduklarından dolayı gelmediler, biz de kademeli güç kullanarak arabaya bindirdik, bindirme sırasında küfür içerikli sözler söylediler ancak tutanakta belirttiğimiz gibi tehdit içerikli herhangi bir söz söylenmedi, arabaya bindirmeye çalıştığımız sırada binmeme konusunda direndiler, bunun dışında cebir ve tehdit boyutuna varan bir eylemleri olmadı, kelepçe takmamıza engel oldular, tutanak içeriği doğrudur” şeklindeki beyanlarına yer verildiği olayda; şikâyetçilerin yaralandıklarına dair adli raporlarının bulunmaması, özellikle şikâyetçilerden … S.’nin kovuşturma aşamasındaki anlatımlarında sanığın ekip otosuna binmeme yönünde direndiğini, eyleminin cebir boyutuna varmadığı yönündeki anlatımlara yer vermesi dikkate alındığında, şikâyetçilerin aşamalardaki beyanları arasında oluşan çelişki giderilmeden, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir unsurunun ne şekilde gerçekleştiği denetime uygun şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla kişi ile birlikte işlendiği iddia ve kabul edilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması,
b. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla görevliye karşı işlediğinin kabul edilmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c. Hapis cezasına mahkûmiyetin doğal sonucu olarak, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.