Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/14671 E. 2021/18546 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14671
KARAR NO : 2021/18546
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

KARAR

Hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/09/2020 tarihli ve 2016/44224 soruşturma, 2020/9205 esas, 2020/6445 sayılı iddianamenin iadesine dair … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2020 tarihli ve 2020/352 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına ilişkin … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2020 tarihli ve 2020/885 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında; “Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/09/2020 tarihli ve … karar sayılı ilamında, “…Uzlaştırma yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilmesinde, müştekilerin sırf yabancı ülke vatandaşı olması ve yurt dışında oturmasının yeterli bulunmadığı, müşteklerin soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde kimlik, yurt dışı adres ve telefon bilgileri de bulunduğu gözetilerek, dosyanın uzlaşma işlemlerinin yapılması için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma teklifinin yukarıda anılan kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak uzlaştırma bürosunca yapılması, bu suretle müştekilere ulaşılamaması halinde uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeksizin,..” şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda, hakaret suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüphelinin yurt dışında yaşaması nedeniyle uzlaştırma yoluna gidilemediği ve dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmeden iddianame düzenlendiği anlaşılmakla, şüphelinin yurt içinde ikametinin olmadığı ancak mernis adresinin Vogelhart Str.33 80807 München/Almanya olduğu ve 13/08/2020 tarihli sorgulama tutanağında telefonunun belli olduğu bu nedenle, dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
CMK’nın 253. maddesinin dördüncü, altıncı ve on altıncı fıkraları;
“(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.

(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.

(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler. Biçimindedir.
05/08/2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ceza muhakemesinde uzlaştırma yönetmeliğinin 7. maddesinin on ikinci fıkrasında ” Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “İddianamenin iadesi” başlıklı 174. maddesinde;
Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170. maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet Savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet Savcısı itiraz edebilir.” hükümleri yer almaktadır.
5271 sayılı CMK’da düzenlenen iddianamenin iadesi kurumu, uzun süren yargılama süreçlerinin önüne geçilebilmesi ve davaların “tek oturum” da bitirilebilmesini temin amacıyla getirilen yeni düzenlemelerden biridir. Bunun gerçekleştirilebilmesi için de soruşturma safhasında tüm delillerin toplanmış olması gerekmektedir.
5271 sayılı CMK’nın 2/e maddesinde “kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evre” olarak tanımlanan soruşturma safhasında asıl görevli ve yetkili makam Cumhuriyet Savcısıdır.
Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
Ceza muhakemesinin amacı maddî gerçeğin araştırılıp bulunmasıdır. Ancak bu yapılırken insan onuru, hukukun ve ceza muhakemesi hukukunun temel ilkeleri daima göz önünde bulundurulmalıdır. Maddî gerçek, her ne pahasına olursa olsun araştırılıp bulunmalıdır şeklinde bir ilke hiçbir hukuk devletinde yoktur. Bu nedenle, ceza muhakemesinin amacı insan hakları ihlâllerine yol açmadan maddî gerçeğin araştırılıp bulunması, adaletin gerçekleştirilmesi ve hukukî barışın sağlanmasıdır.
Uzlaşma yargının iş yükünün azaltılması için öngörülen alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biridir. Bu kurumun ihdas amacına hizmet edebilmesi için, uzlaşmanın anlam ve öneminin her somut olayda taraflara anlatılması gerekmektedir.
CMK’nın 253/6. maddesi uyarınca kendisine ulaşılamayan şüpheli veya mağdur hakkında uzlaşma yoluna gidilmeksizin soruşturma tamamlanabilecektir.
İncelenen somut olayda, şüpheli …’e yükletilen TCK’nın 125/1-2. cümlesi kapsamındaki hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında olması nedeniyle CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma hükümleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması zorunlu ise de; CMK’nın 253/6. maddesinde yer alan “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki düzenleme karşısında; şüphelinin Türkiye’de adresi olmadığından sürekli yurt dışında yaşadığından dolayı şüpheliye ulaşılamaması nedeniyle uzlaştırma işlemleri yapılmadan iddianame düzenlenmesi ve açıklanan nedenlerle iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazı inceleyen merciin itirazın kabulü kararı hukuka uygun bulunmuştur.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.