YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14674
KARAR NO : 2021/22090
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
K A R A R
Birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a-c ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2019 tarihli ve 2018/134 esas, 2019/33 sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 26/11/2019 tarihli ve 2019/1714 esas, 2019/4178 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmesinin ardından, sanık müdafisi tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 12/03/2020 tarihli ve 2018/134 esas, 2019/33 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/07/2020 tarihli ve 2020/572 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında; “5271 sayılı …nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda ilk yargılamada görev alan Hakim Demet Akdağ’ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda da görev almış olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318. maddesinde;
(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.
(2) 303. madde gereğince Yargıtayın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur.
(3) Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir.” hükümlerine yer verilmiş,
Aynı Kanun’un “Yargılamaya katılamayacak hakim” başlıklı 23/3. maddesinde ise; “ Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında birlikte tehdit suçundan Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07/02/2019 tarih, 2018/134 esas ve 2019/33 sayılı kararıyla mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından 26/11/2019 tarihinde, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafisi tarafından 10/03/2020 tarihinde Mahkemesine yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, bu talebin ilk mahkumiyet hükmünü kuran hakim tarafından 12/03/2020 tarihli ek kararla reddedildiği, bu ret kararına sanık müdafisi tarafından 08/04/2020 tarihinde itiraz edildiği, itirazı incelemekle görevli ve yetkili Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10/07/2020 tarih ve 2020/572 Değişik İş sayılı kararla itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hakimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair verilecek kararda, önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/07/2020 tarihli ve 2020/572 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 21/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.