YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1487
KARAR NO : 2023/16852
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla;
Sanıklar hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7’şer yıl 6’şar ay hapis ve 6.240,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesi uyarınca da hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafinin temyiz istemi, suçun sanıklar tarafından işlenmediği, mağdurun şikâyetinin olmadığı ve şüpheye dayanılarak mahkumiyet hükümleri kurulduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıklar lehine hareket edilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince temel cezanın doğru belirlenmediği ve hesap hatası yapıldığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, suçun tamamlanmamasına karşın teşebbüs hükümlerinin uygulanmadığı, şartları oluştuğu halde takdiri indirim yapılmadığı, mağdurun katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, iddianamedeki sevk maddelerinin tamamının karşılanmadığı, tanıklara usulünce yemin yaptırılmadığı, tanıklarla yüzleşme yapılmadığı, tanıkların beyanlarının yokluklarında alındığı, lehe hüküm taleplerinin karşılanmadığı, delillerin tamamının toplanmadığı, eksik soruşturma yapıldığı nedenleriyle mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiği taleplerine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurun, sanık …’nun eşi, sanık …’nın da gelini olduğu, 01.04.2015 tarihinde sanık … ile mağdurun evlenmesinden bir ay geçtikten sonra sanığın borçlarını ödemek için mağdurdan fuhuş yapmasını istediği, mağdurun da kabul ettiği, mayıs ayından itibaren sanıkların bulduğu çok sayıda erkekle para karşılığı mağdurun birlikte olduğu, suç tarihinde, söz konusu evde fuhuş yapıldığının ihbar edilmesi üzerine görevlilerin müşteri kılığına girerek, mağdur ile fuhuş yapma konusunda sanık … ile anlaştıkları, görevlilerin odaya davet edilmesi üzerine kimliklerini açıkladığı, sanık …’nun da, aynı evin balkonunda olayları izlerken yakalandığı, sanıkların savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımı, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alınarak Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık …’ün soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan ve ikrar içeren savunması, mağdur ve sanık …’nun beyanları, tanık anlatımı ve dosyada yer alan tutanaklar karşısında, sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, atılı suçun şikâyete tabi olmadığı, kurulan mahkumiyet hükümlerinde hesap hatası bulunmadığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 227 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereği suçun tamamlanmış gibi cezalandırılacağı, belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Lehe Hükümler Uygulanması Gerektiğine Yönünden
Sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulandığı, diğer lehe hükümler yönünden ise sanıklar hakkında verilen sonuç ceza miktarı itibarıyla Kanuni koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, lehe hükümlerin sanıklar hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sair Yönlerden
Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.