Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/14872 E. 2023/22680 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14872
KARAR NO : 2023/22680
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/86 E., 2016/190 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Düşürülme, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan şikâyetten vazgeçme nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülme,
2. Kasten Yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanığın eyleminin kişinin yakınlarının cinsel dokunulmazlıklarına saldıracağından bahisle tehdit suçunu oluşturduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine, sözlerin hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilerek şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın temyiz isteğinin ise, eşinin şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle kasten yaralama suçundan da düşme kararı verilmesi gerektiğine, mahkûmiyet hükmü kurulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna,
Ve re’sen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun evli oldukları, olay günü aralarında çıkan tartışmada, sanığın mağdura yönelik “O… dölü, ananı sinkaf ederim, benim evimden çık git o….” diyerek hakaret ettiği ve sonrasında evden ayrıldığı ancak aynı gün saat 15:00 sıralarında tekrar eve gelerek mağdurun beline tekme attığı, kolunu ısırdığı ve yüzüne tokat atarak darp ettiği olayda, sanığın ikrarı ile mağdur hakkında alınan basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına ilişkin adli rapor içeriğine göre sanığın atılı suçları işlediği ancak mağdurun şikâyetinden vazgeçmiş olması nedeniyle takibi şikâyete tabi olan hakaret suçundan düşürülmesine, kasten yaralama suçundan ise mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
2. Sanık atılı suçları ikrar etmiştir.
3. 16.02.2016 tarihli basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunu bildirir rapor örneği dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
1. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın Olay ve Olgular bölümünde açıklandığı şekilde mağdura hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda, konuşmanın akışı ve sözlerin söyleniş bütünlüğü birlikte değerlendirildiğinde, sanığa isnat edilen sözlerin karar tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve takibi şikâyete bağlı olan hakaret suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanık hakkında düşme kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının ”düşmesine” yerine ”düşürülmesine” karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamına, eşe karşı kasten yaralama suçunun takibinin şikâyete tabi olmadığından, sanığın ikrarına ve 16.02.2015 tarihli adli muayene raporu içeriğine göre sanığın atılı suçu işlediğine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması yönünde, sanığın suçlu kişiliği değerlendirilerek hakkında anılan Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “DÜŞÜRÜLMESİNE” ibaresinin çıkarılması yerine “DÜŞMESİNE” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.