YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14893
KARAR NO : 2023/23394
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/671 E., 2015/1464 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanık hakkında
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçları işlemediğine, mesaj içeriğindeki sözlerin alacağını tahsil etmek amacına yönelik olduğuna, katılan ile alacaklı olması dışında husumeti bulunmadığına, mesajları katılana hakaret ve tehdit etmek amacıyla göndermediğine ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sanığa ticaret ilişkisinden kaynaklı borcu olduğu, borcun ödenmemesi sebebiyle olay günü sanığın alacağını tahsil amacıyla katılanın cep telefonuna 17.02.2015 ve 23.03.2015 tarihleri arasında “…tabi yabancı olan hiçbir numaraya bakmaz senin gibi dolandırıcılar….”, “iş uzadıkça uzar, dansöz gibi kıvırma….”, “…. Beni oraya getirteceksin, sen hiç haberleri izlemiyorsun anlaşılan bir bakmışsın sende haber olmuşsun, bu kadar rahat oturma … bozuntusu”, “hırsız paramı çaldın haram olsun fazlasıyla alacağım senden” şeklindeki mesajları göndermesi nedeniyle sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından açılan davada, sanığın ve katılanın beyanlarına ve mesaj tespit tutanağına göre sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık mesajları gönderdiğini ancak hakaret ve tehdit amacıyla göndermediği şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. 23.03.2015 tarihli mesaj tespit tutanağı dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın ikrarı ile mesaj tespit tutanağına göre sanığın atılı hakaret suçunu işlediğine, tekerrüre esas engel mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında suçlu kişiliği değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin uygulanmaması yönünde Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Sebepler Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Mahkemece kabul edilen oluşa göre, sanığın katılana gönderdiği kabul edilen mesaj içeriğindeki “Beni oraya getirteceksin, sen hiç haberleri izlemiyorsun anlaşılan bir bakmışsın sende haber olmuşsun, bu kadar rahat oturma…haram olsun fazlasıyla alacağım senden.” demek suretiyle tehdit ettiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, somut olayda, sanığın alacağını tahsil etmek amacıyla hukuki yollara başvuracağı şeklinde savunmada bulunması ve sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, tehdit niteliğinde olmayıp yasal hakkının kullanılması niteliğinde olması karşısında, tehdit suçundan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Tehdit suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması esnasında yapılan hesap hatası sonucu sonuç ceza 22 gün yerine 25 gün olarak fazla belirlenmesi,
3. Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi yerine, aynı Kanun’un genel tahrike dair 29 uncu maddesinin uygulanması,
4. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.