YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14898
KARAR NO : 2023/22675
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/671 E., 2016/45 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Düşürülme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında; hakaret suçundan açılan davada, şikâyet yokluğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde yer alan hakaret suçunun takibinin şikâyete bağlı olmaması nedeniyle, verilen düşme kararının usûl ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozma yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, sanığın mağdurun telefonuna gönderdiği mesaj içeriklerindeki sözlerin, 5237 sayılı Kanun’un üçüncü maddesinin (c) bendinde yer alan kişinin mensubu bulunduğu dine hakaret suçunu oluşturması nedeniyle şikâyete tabi olmadığı bu nedenle şikâyetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararının usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın mağdurun kardeşinin eşi olduğu aralarında çıkan tartışmada mağdurun cep telefonuna “Seninde onunda Allahını sinkaf edecem bu kez, sizin Allahını sinkaf edecem kaçın, seni elime geçirdimmi çıktığın yere geri sokacam.” şeklindeki mesajları göndermesi nedeniyle hakkında hakaret suçundan açılan davada mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle, kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
2. Sanık atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. 10.10.2015 tarihli mesaj tespit tutanağı dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde yer alan hakaret suçunun takibi, aynı Kanun’un 131 inci maddesi uyarınca şikâyete bağlı olduğundan Tebliğname’deki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın mağdurun cep telefonuna gönderdiği mesaj içeriğindeki “Seninde onunda Allahını sinkaf edecem bu kez, sizin Allahını sinkaf edecem kaçın, seni elime geçirdimmi çıktığın yere geri sokacam.” şeklindeki sözlerin karar tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde düzenlenen ve aynı Kanun’un 131 inci maddesi uyarınca takibi şikâyete bağlı olan hakaret suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanık hakkında düşme kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının ”düşmesine” yerine ”düşürülmesine” karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “DÜŞÜRÜLMESİNE” ibaresinin çıkarılması yerine “DÜŞMESİNE” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.