YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14910
KARAR NO : 2023/23592
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/77 E., 2015/183 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, düşme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Katılan sanıklar müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, bozma
Sanıklar …, …, … hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, 22.02.2016 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar verildiği ve bu kararın tebliğ edildiği anlaşılmış, temyiz kapsamının hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükümleri ve sanık … hakkında …’ı kasten yaralama suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesine karar verilmiştir.
2.Sanıklar …, …, … hakkında 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı, kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteğinin; kararın usûl ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiği, müvekkillerinin beraat etmesi gerektiği, karşı tarafın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedildiği, suçun müvekkillerince işlenmediği, vesaire ilişkindir.
2.Katılan sanık … müdafiinin temyiz isteğinin; sanık olarak beraat etmesi gerektiği, katılan olarak karşı tarafın hakaret ettiği, müvekkilinin suçu işlemediği, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Taraflar arasında çıkan tartışmada …’in elindeki bahçe hortumuyla … ve …’a vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebiecek şekilde yaraladığı, …’a yönelik “şerifsiz, kiralık katil, it herif” demek suretiyle hakaret ettiği, …’ın ise …’in kulağına yumruk atmak suretiyle kulağının işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı ve “şerefsiz kaltak” demek suretiyle hakaret ettiği, …’ın ise …’i ittirerek yere düşürmek suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı ve “şerefsiz kaltak” demek suretiyle hakaret ettiği iddia olunan olayda hakaretin karşılıklı olduğu kabul edilerek ve karşılıklı hakaret nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı, …’in …’a yönelik hortumla yaralama eylemini ise yaralamanın niteliği, hortumun ele geçirilememesi nedeniyle eylemin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında kalmadığı mağdurun soruşturma aşamasında şikâyetçi olmaması nedeniyle kasten yaralama suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine, diğer eylemlerden dolayı ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına Mahkemesince karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … Hakkında Kurulan Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Sanığın suçta kullandığı hortumun ele geçirilememiş olması, yaralamanın niteliğine göre suçun 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında silahtan sayılabilecek fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeylerden olduğu kuşkuya yer verilmeyecek şekilde tespit edilemediğinden ”şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği eylemin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kabul edilerek mağdurun soruşturma aşamasında şikâyetçi olmaması gözetilerek yargılama koşulunun bulunmaması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.
2. Sanıklar Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hükümler Yönünden
Sanıkların hakaret eylemlerinin uyduğu 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık … için 28.05.2015, sanık … için 06.10.2015, sanık … için 08.05.2015 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
1. Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) no’lu bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemece verilen hükümde katılanlar … ve … müdafiileri ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
2. Hakaret Suçundan Verilen Hükümler Yönünden
Gerekçe bülümünün (2) no’lu bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.