YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14934
KARAR NO : 2023/23169
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/655 E., 2016/117 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, aynı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, söz konusu yapının pergole tipi yapı olup ruhsata tabi olmadığının açık olduğu ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği halde düşme kararı verildiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın projeye aykırı (kaçak yapı) yaptığı iddiasıyla kamu davasının açıldığı; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, binanın ruhsata aykırı olan bölümünün yıkılıp kaldırılarak eski hale getirildiği ve bu işlem nedeniyle katılan tarafın herhangi bir zarar veya masrafının mevcut olmaması nedeniyle düşme kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.19.01.2016 tarihli fen bilirkişi ile 26.01.2016 tarihli mimar ve inşaat bilirkişilerinin tanzim ettiği raporlar, … İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 13.10.2015 tarihli yazısı, yapı tatil zaptı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında “yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran” kişilerin cezalandırılması düzenlenmiş olup, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5 inci maddesinde bina “kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda, sanığın, iş yerinin kuzey cephesine demir profil malzemeyle üzeri açılır kapanır branda, etrafı ise muşambayla çevrili 4 adet demir direk üzerine sabitlenen pergole yapması biçimindeki eyleminin, İmar Kanunu kapsamında bina yapma niteliğinde bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine ruhsata aykırı bölümünün yıkılıp kaldırılarak binanın eski hale getirildiğinden bahisle düşme kararı verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.