Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/14956 E. 2023/23058 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14956
KARAR NO : 2023/23058
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/52 E., 2016/115 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; sanığın sarf ettiği sözlerle kasıtlı olarak katılanın onurunu kırarak atılı suçu alenen işlediği, ihtilat unsurunun somut olayda gerçekleştiği, 5237 sayılı Kanun’un 127 inci maddesine göre isnadın haksız olması durumunda kişinin cezalandırılması gerektiği, sanığın savunmalarında çelişkili beyanlarda bulunduğu ve adaletin yerine getirilmesini engellemek istediği, mahkemece gerekçeli kararda 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendi gereği “yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve hakaret kastı bulunmadığından bahisle karar verildiği ancak mahkemece her olayın özelliklerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinin göz ardı edildiği, katılanın uzlaşmak için basit bir ricada bulunmasına rağmen sanığın kötü niyetli olarak teklifi kabul etmediği “Sizin önünüze de benimle ilgili bir hakaret davası gelecek.” şeklinde tehdit ettiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanın eşi olan dava dışı M.Y.’den ev satın aldığı, olay tarihinde evde katılan ve ailesine ait olan eşyaların taşınılması esnasında sanığın katılanın gıyabında katılanı kastedecek şekilde “Evimde yağmalama talan yapılıyor, hırsızlık yapılıyor, … hırsızlık yapmaktadır.” şeklinde hakarette bulunduğundan bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın polisi arayarak “Evdeki eşyaları yağmalıyorlar, talan edip götürüyorlar.” şeklinde beyanda bulunduğu, polis memurunun kimden şikâyetçi olduğunu sorduğunda katılanın adını söylediğine yönelik savunması, dinlenen tanıkların sanığın polisle telefonda konuşurken dava konusu sözleri söylemiş olmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın görevli polis memuruna katılan hakkındaki şikâyetini iletme kastı ile söz konusu cümleleri kullandığı, katılan …’a hakaret kastı bulunmadığı, dolayısıyla yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın beraatine dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.