Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/15086 E. 2023/23013 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15086
KARAR NO : 2023/23013
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/942 E., 2015/870 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Tebliğnamede sanık … hakkında kurulan hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri; kaçtığı iddia edilen şahsın polislerin izni ile olay yerinden ayrıldığına, tanık olarak polis memurlarının dinlenildiğine, sanık …’ın eylemine yönelik delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan polis memurlarının görev yaptıkları sırada olay yerinden geçmekte olan aracın içinde sanıklar ile birlikte daha önceden hakkında yakalama kararı bulunduğu için tanıdıkları M. A. isimli kişinin olduğunu gördükleri, bu sırada sanıkların içinde bulunduğu aracın seyir halinde bulunduğu için diğer ekiplere anons ettikleri, katılanların da bu aracın peşinden gitmeye başladıkları, aracın polis memuru olan tanıklar S.Y. ve S.Y. tarafından durdurulduğu, sanık …’ın bu sırada katılan … G.’nin üzerine doğru yürüdüğü, tartışmaya başladığı, tartışma sırasında katılana kafa atmak istediği, bu sırada tanık S. Y araya girerek bunu engellediği, sanık …’ın da aynı şekilde katılanlar ile tartışmaya girdiği, bu sırada sanık …’ın katılanlara “Siz benden nasıl kimlik sorarsınız, sizi perişan ederim, siz kim oluyorsunuz bizi durduruyorsunuz” şeklinde tehdit içerikli sözler söylediği, katılanların M.A. isimli kişiyi sorduklarında sanıkların bankaya gittiğini söyledikleri, sanıkların katılanlarla tartışmaya girip münakaşa ettikleri M.A.’nın sanıkların katılanları oyalamaları sırasında kaçarak izini kaybettirdiği ve yakalanamadığı, sanıkların savunması, katılanların beyanları, olay tutanağı, tanıklar S.Y. ve S.Y.’nin anlatımları, adli rapor içeriği ile sabit olduğ Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın Temyizi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanık savunması, katılanların beyanları, olay tutanağı, tanıklar S.Y. ve S.Y.’nin anlatımları, adli rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı karşısında, suçun sübutuna ve lehe hükümlerin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “sanığın adli sicil kaydında yer alan, Menemen Sulh Ceza Ceza Mahkemesi’nin 03.04.2012 tarihli, 2011/737 Esas ve 2012/241 Karar sayılı kararı ile kasten verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince “150 gün süreyle alkol tüketilen her türlü yerlere gitmekten yasaklanmasına” seçenek tedbirine çevrildiği, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) fıkralarına göre sadece hapis veya adli para cezalarının tekerrüre esas alınabileceği ve aynı Kanun’un 50 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da uygulamada asıl mahkûmiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunun belirtildiği, bu itibarla söz konusu seçenek yaptırımdan ibaret mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi” hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın aşamalarda suçlamaları reddetmesi, katılanların soruşturma aşamasındaki ve polis memuru olan tanıkların duruşmadaki anlatımlarında, eylemlerin diğer sanık … tarafından gerçekleştirildiğini beyan etmeleri karşısında, sanığın suç teşkil eden eyleminin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan, “Muharremin de aynı şekilde şikâyetçilerle tartışmaya girdiği” şeklindeki yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği “Hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılması” suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.