YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15101
KARAR NO : 2023/23012
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/37 E., 2016/161K.
SUÇLAR : İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gemlik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2012 tarih, 2012/224 Esas, 2012/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a. İmar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 10 ay hapis cezasının,
b. Mühür bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 5 ay hapis cezasının,
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmalarının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümler denetim süresi içinde suç işlediğinden aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hukuka aykırı verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın iddianameye konu yerde 5 katlı betonarme binayı ruhsatsız olarak inşa ettiği, … İl Özel İdaresince 94.07.2011 tarihli yapı durdurma ve mühürleme zaptı düzenlendiği, ancak sanığın inşai faliyetlere devam ettiğinin 19.09.2011 tarihli tutanakla tespit edildiği, sanık savunması, bilirkişi raporu, il özel idaresi yazı cevabı, yapı durdurma ve mühürleme tutanakları ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanık savunması, bilirkişi raporu, il özel idaresi yazı cevabı, yapı durdurma ve mühürleme tutanakları karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz nedenleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla “seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının a-6 bendi kapsamına giren mühür bozma suçu yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2. Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3. Yapı kayıt belgesi alınmaması halinde ise;
İmar kirliliğine neden olma suçuna konu taşınmazın Kıyı Kanunu’na tabi alan üzerinde olduğuna ilişkin 22.05.2012 tarihli bilirkişi raporu karşısında, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 15 inci maddesindeki düzenleme uyarınca cezanın artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.