YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15103
KARAR NO : 2023/22347
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/88 E., 2015/404 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın en son adresi ile aynı olan Merkezî Nüfus İdare Sistemi adresine öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, öğrenme üzerine yapılan temyizin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca 9.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 50 nci maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın tebliğinin usulsüz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü polis memuru olan şikâyetçilerin dava dışı M.Y.’yi adli rapor almak için hastaneye götürdükleri, sanığın da bu sırada alkollü şekilde çevreye rahatsızlık verdiği ve şikâyetçilere “Niye bu şahsı tutuyorsunuz neden götürmek istiyorsunuz.” dediği, sanık uyarılmasına rağmen şikâyetçilere “Sizi polis yapanın a… koyayım sizi kim polis yaptı lan hepinizi yakarım üniformanızı çıkartın gelin o zaman görüşürüz bana dokunamazsınız.” dediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.