YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15254
KARAR NO : 2023/23121
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1270 E., 2015/1441 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.600,00 TL adli para cezası, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin sebep belirtmeksizin süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın aracı ile seyir halindeyken kontrol noktasında bulunan katılan polis memurunun ikazına aldırış etmeden otomobilini üzerine doğru sürdüğü ve katılana çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, yapılan kontrolde 1,75 promil alkollü olduğunun tespit edildiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın aşamalardaki anlatımları, olay tutanağı, katılana ait adli rapor, tanık beyanları ve olayın oluş şekli ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit görüldüğünden, Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesindeki takdiri indirim hükümlerini de kapsadığı gözetilerek, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilip bir karar verilmemiş ve görevi yaptırmamak için direnme eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, saldırıda kullanmaya elverişli olması nedeniyle silahtan sayılan otomobil ile gerçekleştirilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de, her iki durumun tatbiki halinde sonuç ceza sanık aleyhine olacağından ve karşı temyiz bulunmadığından bu hususlarda bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre olay tutanağı, mağdura ait adli rapor ve olayın oluş şekli ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendildiğinde Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin ”… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.