YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15296
KARAR NO : 2023/23422
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/418 E., 2016/208 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık ve katılan sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık … (…) ve katılan sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanık …’ın müvekkiline hakaret ettiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, mahkemenin eylemin karşılıklı olduğuna dair kabulünün hatalı olduğu, olaydan iki gün önce katılan sanık …’nun sanığa hakaret ettiğine dayanılarak ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ancak tanık C.D.’nin olay günü evde olmadığı bu nedenle beyanlarının hükme esas alınamayacağı bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılan sanığın olay tarihinde evli oldukları ve ortak konutta birbirlerine karşılıklı olarak “sinkaflı” kelimeler ile hakaret ettiklerinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece olay günü katılan sanık …’nun eve geldiği, sanık …’ın kapıyı açmadığı ve aralarında tartışma çıktığı; sanığın, katılan sanığa “Şerefsiz, adi insan, o… çocuğu ” gibi sözlerle hakaret ettiği, bu eylemin tanıklar N.Ş. ve B.Ü.’nün yeminli anlatımları ile sabit olduğu, tanıklar N.Ş. ve B.Ü katılan sanık …’nun sanık …’a hakaret etmediğini beyan etmiş iseler de, tanık C.D.’nin anlatımında olaydan bir iki gün önce kardeşi ile aralarındaki geçimsizliği konuşmak üzere katılan sanık …’ nun ailesinin evine gittiklerini burada katılan sanığın, sanık …’a hakaret ve küfür ettiğini beyan ettiği, sanık ile katılan sanığın eylemlerinin aynı tarihte olmamakla birlikte yakın tarihlerde meydana geldiği bu kapsamda eylemlerin karşılıklı hakaret kapsamında kaldığı kanaatine varılarak haklarında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlendiğinin kabul edilmesi için olay bütünlüğünde gerçekleşmesinin yeterli olup, aynı zaman diliminde işlenmesinde zorunluluk bulunmaması karşısında; sanık ve katılan sanığın savunmaları, tanıklar B.Ü., N.Ş. ve C.D.’nin beyanları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek, mahkemenin eylemin karşılıklı olduğu ve sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığı yönündeki takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinin gösterilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “katılan sanıklara takdiren” ibaresinden sonra “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.