YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15358
KARAR NO : 2023/24427
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/941 E., 2016/289 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında Nevşehir(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/316 Esas, 2011/608 Karar sayılı kararı ile hakaret ve kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği, tehdit suçundan ise hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrildiği ve bu kararların 19.05.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 13.02.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine karar başlığında adı geçen Yerel Mahkemenin kararı ile ”Hukuki Süreç” bölümünde belirtilen şekilde hakaret ve kasten yaralama suçlarından hükümlerin aynen açıklanmasına karar verildiği, tehdit suçundan da yeniden hüküm kurulduğu dolayısıyla yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 35 inci, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci cümlesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, fazla ceza tayin edildiğine, gerekçesiz karar verildiğine, lehe Kanun hükümlerinin uygulanmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Doktor olan katılanın hastayı ambulansa almak için gerekli işlemleri yaptığı sırada hasta yakını olan sanığın katılanın yanına gelerek “Nerede kaldınız lan.” diyerek hakaret ettiği, katılanı darp etmek için üzerine yürüdüğü iddia olunarak hakaret ve kasten yaralama suçlarından dava açılmıştır. Yerel Mahkemece, katılan beyanını destekleyen tanıklar N. A. ve Ş. D.’nin anlatımları karşısında sanık savunmasına itibar edilmeyerek mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında Nevşehir (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/316 Esas, 2011/608 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrildiği ve bu kararın 19.05.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, tehdit suçundan ”Hukuki Süreç” bölümünde belirtilen şekilde yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu, bu nedenle tehdit suçu açısından Dairemizce temyiz incelemesi yapılacak bir hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; bozma sebepleri dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik söylediği iddia ve kabul edilen ”lan” söznünün, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) fıkrası uyarınca beraat hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ”Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.” şeklinde düzenleme karşısında, teşebbüs aşamasında kalan bir fiilden söz edebilmek için sanığın doğrudan doğruya ilgili suçun icrasına başlamış olması gerekir. Somut olayda, katılan beyanı, tanıkların anlatımları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, sanığın katılanı yaralamaya yönelik teşebbüs niteliğinde icra hareketlerini gerçekleştirmediği bu nedenle atılı suçun unsurları oluşmadığından beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle, karar bu yönlerden hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, hukuki değerden yoksun olan hükme ilişkin dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.