YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15390
KARAR NO : 2023/23132
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/120 E., 2016/43 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile,
1. Sanık … hakkında,
a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca beraat,
b. Hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın taksitlendirilmesine,
2. Sanık … hakkında,
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın taksitlendirilmesine,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın taksitlendirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan …’ın temyiz isteği; sanık … hakkında görevi yaptırmamak suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasına, hakaret suçundan eksik ceza tayin edildiğine, vesaire,
2. Sanık … ve müdafiinin temyiz isteği; sübut, vesaire,
3. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil bulunmadığı belirtilerek beraat hükmü kurulmasına, vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’un, gürültü yapmamaları konusunda kendilerini uyaran görevli polis memurlarına “Bu ne lan, ikide bir gelip gelip eğlencemizi bozuyorsunuz a… koyarım böyle işin dünkü çocuklar memur olmuş bizi eğlenceden edecekler, siz kimsiniz.” şeklinde sözler söylemesi üzerine kalabalık bir grubun bira şişeleri, sandalye ve masalarla polislere saldırdıkları, bir kısmının gözaltına alındığı, vatandaşları azmettiren sanıklar …, … ile birlikte incelenme dışı sanıklar M. P., G. G.’nin cebir kullanarak polise direndikleri, sanık …’un polis memuru olan katılan …’a “Siz kim oluyorsunuz lan” diye hakaret ettiği iddia olunarak görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından dava açılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın iddia konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları kapsamında kaldığı, bu nedenle zamanaşımının dolmadığı belirlenmiştir.
Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın aşamalarda suçlamayı inkar etmesi, tanıkların anlatımları, katılanların beyanları, kolluk tutanakları içeriği ve tüm dosya kapsamı ile atılı suçu işlediği şüphe boyutunda kalan sanık hakkında beraat hükmü kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın “siz kim oluyorsunuz lan” şeklindeki sözün katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) fıkrası uyarınca beraat hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de; seçimlik ceza öngören hakaret suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında temel ceza olarak hapis cezası tercih edildikten sonra, bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
C. Sanık … Hakkında Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 29.06.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında katılan ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Hakaret, Sanık … Hakkında Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanık … yönünden sair yönler incelenmeksizin, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.