Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/15549 E. 2023/23265 K. 26.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15549
KARAR NO : 2023/23265
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/613 E., 2016/171 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Sanık hakkında tehdit suçundan neticeten hükmolunan 500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktar itibarıyla 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci, 52 nci maddeleri gereği 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karar 15.10.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın 02.07.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sözlerin hakaret olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
Sanığın temyiz isteği; erteleme hükmünün uygulanmadığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin adliyede Asliye Ceza Mahkemesi katibi olarak görev yaptığı, suç tarihinde PTT Müdürlüğünde görevli olan şüphelinin Mahkemeye ait kaleme mazbataları teslim etmek üzere geldiği, şikâyetçinin mazbataları ve tebligat parçalarını kontrol ettiği ve içerisinde Asliye Hukuk Mahkemesine ait tebligatların olduğunu, ayrıca Asliye Ceza Mahkemesine ait olup da mazbata listesine eklenmeyen tebligatların olduğunu farkettiği ve durumu şüpheliye söylediği, şikâyetçinin şüpheliye eksik evrak getirdiğini söylemesi üzerine aralarında sözlü olarak tartışma çıktığı ” Bunu imzala, imzalamazsan seni kaymakama şikâyet edeceğim, seni kim memur yaptı da buraya oturttu. ” dediği ve akabinde sesleri duyan polisin kaleme gelerek şüpheliyi dışarıya çıkarmaya çalıştığı, bu sırada da şüphelinin şikâyetçiye “Bu olay burada bitmez dışarıda görüşürüz. ” dediği, elindeki evrakı şikâyetçiye göstererek ” Al bunların hepsini yedir. ” dediği iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Sanığın Temyiz Nedenleri ile Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması,
2. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın,katılana söylediği kabul edilen sözün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
3. Kabule göre de, seçimlik ceza öngören tehdit suçunda adli para cezası tercih edilmesine rağmen, hakaret suçunda hapis cezasının seçilmesi suretiyle çelişkiye yol açılması,

Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.