YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15606
KARAR NO : 2023/22193
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/498 E., 2015/878 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında verilen hükümlerin; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun ( 1412 sayılı kanun ) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle mahkemesine ihbarda bulunulmuş, ihbar üzerine Yerel Mahkemece hükümlerin aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin, şikayetçilerin anlatımlarının doğru olmadığına, suçtan asıl mağdur olanın kendisi olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaire yönelik olduğu,
O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin, suç tarihi itibari ile herhangi bir sabıkası olmayan sanığın, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan cezalandırılması yapılırken, söz konusu suç için seçimlik ceza öngörülmesine rağmen, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden adli para cezasının neden uygulanmadığı, hapis cezasının neden tercih edildiği belirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın kız arkadaşını Jandarma Karakolu önünde bulunan durakta dövmesi üzerine olaya müdahale eden karakolda görevli jandarma astsubay F. B. ile uzman çavuşlar A. Ş. ve K. A.’a hitaben ”Siz kim oluyorsunuz da beni yakalıyorsunuz, beni tutamazsınız, buna hakkınız yok, beni kaç defa gönderdiniz savcılık beni serbest bıraktı, savcı A.T. benim adamımdır. Sizi şikayet edeceğim, kurmay binbaşı ağabeyim var, paşalara arattırınca bakalım ne yapacaksınız, siz hırsızsınız.” dediği, bilahare karakola götürüldüğünde de jandarma erlere ”Hırsızsın, seni teşhis ettim, çarşı iznine çıktığınızda sizinle görüşeceğim.” dediği, böylece atılı suçları işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına dayanak alınan ilama konu mahkumiyet hükümlerinin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit ve aynı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçlarına ilişkin olması ve 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle somut olayda 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı, bu nedenle de sanık hakkında sözü edilen hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hükümler yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.