YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15673
KARAR NO : 2023/22977
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/393 E., 2016/244 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi sübuta, elindeki tahta parçasının silah zannedildiğine, kararın lehine bir şekilde bozulması gerektiğine vesaireye yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
İhbar üzerine polis memuru olan şikâyetçilerin olay yerine giderek kavgaya müdahalede bulundukları, sanığın “Ulan ben size sorarım, benim kardeşimi kimse alamaz, pompalıyı alıp gelince görürsünüz, sıkacam size bekleyin.” dediği ve tüfeğe benzeyen silahı doldur boşalt yapmak suretiyle şikâyetçileri tehdit ettiği olayda; Yerel Mahkemece zincirleme şekilde silahla görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, şikâyetçi ve tanık anlatımları, olay ve yakalama tutanağı, görevlendirme yazıları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiğinin kabulü yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın 5237 sayılı Kanun’un 165 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olması ve bu suçun hükümden sonra 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ile uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.