YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15854
KARAR NO : 2023/23611
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/998 E., 2016/463 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki hüküm yönünden de 53 üncü ve 58 inci madde uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; şikâyetçi doktorun kendisine tekme atması üzerine ne söylediğini bilemediğine, haksız yere ceza aldığına, kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Ceza infaz kurumunda bulunan sanığın muayene amaçlı götürüldüğü hastanenin acil servis bölümünde şikayetçi doktora yönelik sinkaflı şekilde küfürler edip, “altı ay kaldı çıkmaya seninle görüşeceğim” şeklinde sözler söyleyerek üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği Yerel Mahkeme tarafından kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. Hakaret suçunda temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince belirlenmemesi,
2. Mağdurun, kollukta verdiği 03.06.2015 tarihli ifadesinde sanıktan davacı olmadığını belirtmesi karşısında, kovuşturulması şikayete bağlı olan tehdit suçu yönünden davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, hakaret eyleminin hastanenin acil servisinin hangi bölümünde işlendiği belirlenip, sonucuna göre aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre artırım yapılması,
4. Tekerrüre esas alınan ilamda Mahkeme esas numarasının hatalı gösterilmesi,
5. Kabule göre de;
a. 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen cezanın altı aya kadar hapis veya adlî para cezası olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde hapis cezasının 1 aydan az olamayacağının belirtildiği, Mahkemece sanık hakkında temel ceza olarak asgari hadden 1 ay hapis cezası verilmesine karşın hükümde teşdiden ceza verildiği belirtilerek çelişki oluşturulması,
b. Hakaret suçunun aleni olarak işlenmediğinin kabulü halinde; 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2023 tarihinde karar verildi.