YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16181
KARAR NO : 2023/23330
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/452 E., 2016/71 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek ve sanık …’nun koşulları bulunmayan duruşma talebinin 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık … hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’un temyiz isteğinin; somut delil olmadığı halde cezalandırıldığına ve 43 üncü maddenin tatbik edildiğine, cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmediğine, sabıkası bulunmadığı halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, cezanın ertelenmesinin ve lehine maddelerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık …’nun temyiz isteğinin ise; mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kesin delillere göre hüküm verilmesi gerektiğine, suç vasfında ve sübutta hataya düşüldüğüne, cezanın ertelenmesine ve kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Akraba olan ve aralarında husumet bulunan taraflardan sanık … ve şikâyetçi … K.’nin alacaklarını istemek üzere sanık …’un evine gittikleri, aralarında çıkan tartışmada sanık …’un şikâyetçi … K. ile sanık …’ya hakaret ettiği, sanık …’nun ise sanık …’u basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığı iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda; hakaret eyleminin sanık …’un ikametgahının kapısının önünde gerçekleştiğinin belirtilmesi karşısında, aleniyet öğesinin ne şekilde oluştuğu açıklanmadan anılan Kanun maddesinin uygulanmaması,
2. Tüm dosya kapsamı ve tanık H. K.’nin aşamalarda farklılık gösteren beyanları, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 29 ve 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3. Hakaret suçunun alenen işlenmediğinin kabulü halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Kararlar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.