YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16360
KARAR NO : 2023/23859
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/44 E., 2016/66 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar … ve … hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, mağdurların beyanı alınmayarak ”doğrudan doğruyalık ilkesinin” ihlal edildiği ve mağdurlara soru sorma hakkı tanınmayarak savunma haklarının kısıtlandığı, eksik inceleme yapıldığı, kararın hukuka aykırı olup bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sanığın maddi menfaat elde etmediğinden suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, kararın gerekçesinde cezanın alt sınırdan verilmesinin daha adil ve zorunlu olduğu belirtilmesine karşın teşdit uygulayarak çelişkiye yol açıldığı, ayrıca teşdit uygulanmasını gerektirecek olguların da bulunmadığı, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerektiğine vesaire, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, fuhuş yaptırma konusunda anlaşarak bu amaçla bir ev kiraladıkları, yabancı uyruklu mağdurlar L. K. ve T. B.’yi sanık …’ın karşılayarak bu eve götürdüğü, sanık …’ın da eskort sitelerine bayan teminine ilişkin telefon numaraları bildirdiği, ”…” takma ismi ile kendisini telefonla arayan kişilerle görüşüp pazarlık yaptığı ve sanık … adına kiralanan araçla mağdurları fuhuş için belirlenen otellere götürüp getirdikleri, fuhuş için anlaştıkları, müşterilerden paraları aldıkları, mağdurlarla anlaşmaları doğrultusunda paranın bir kısmını da onlara verdikleri, bu şekilde sanıkların mağdurları fuhşa teşvik ve aracılık etmek suretiyle fuhuş suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanıkların savunmaları, mağdurların soruşturma aşamasındaki beyanları, olay ve yakalama tutanağı içeriği, olayın meydana geliş şekli ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı fuhuş suçunu işlediklerinin sabit olduğuna ve mahkûmiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kararın gerekçesinde ”5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanıkların kişiliği, kasıtlarının yoğunluğu, netice ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi daha adil ve zorunlu görülmüştür” denilmesine karşın sanıklar hakkında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle gerekçe ile hükümler arasında çelişkiye yol açılması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.