YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16480
KARAR NO : 2023/23492
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/523 E., 2016/178 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ile 58 inci maddeleri uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin bir ve ikinci fıkraları, 43, 62, 53 ile 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmesi ve lehe olan yasal hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Aralarında hukuki ihtilaf bulunan taraflardan sanığın, 05.07.2015 ile 08.07.2015 tarihlerinde telefon ile aradığı katılana sinkaflı sözlerle hakaret edip, 08.07.2015 tarihli telefon görüşmesindeki “…pabuçlarını eline veririm, a..nı sinkaf edecem avukatın önünde, bak ineğin birinin bacaklarını senin gö..ne sokacam…” biçimindeki sözleriyle de tehdit ettiği iddiasıyla sair tehdit ve hakaret suçlarından açılan davada Mahkeme, alınan beyanlar, mesaj çıktıları ile tüm dosya kapsamını birlikte değerlendirerek sanığın her iki suçtan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanığın mesajları gönderenin kendisi olduğu yönündeki ikrar içeren savunması, katılan beyanı, mesaj çıktıları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın, aralarındaki alacak verecek meselesinden dolayı içeriği iddianamede yazılı olan sözleri, telefon görüşmesi sırasında katılana söylemek suretiyle hakaret ve tehdit suçlarını işlediği anlaşılmakla, mahkûmiyetine yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, tekerrüre esas nitelikteki hapis cezası nedeniyle seçimlik ceza öngören suçlarda tercihin hapis cezası olarak belirlenmesinin 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu olması, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanması, 50 nci maddesinin uygulanmama gerekçesinin kararda gösterilmesi ve bu gerekçenin yerinde görülmesi, tekerrüre esas nitelikteki hapis cezasının, sanığın cezasının ertelenmesine ve açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel teşkil etmesi karşısında, sanık müdafiinin temyiz nedenlerine itibar edilmemiştir.
B. Sair Temyiz Nedenleri Yönünden
1. Tehdit suçuna ilişkin sözlerin, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeksizin yerinde olmayan nitelendirmeyle sözlerin sair tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek eksik ceza tayin edilmesi,
2. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.