YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16543
KARAR NO : 2023/23246
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/253 E., 2016/42 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla:
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2021 tarih ve 2016/191118 sayılı Tebliğnamesiyle, hükümlerin onanması yönünde görüş belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri içermeyen dilekçesiyle hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulmasını talep ettiği belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis olan şikayetçilerin olay günü bir şahsı uyuşturucu alım satımı şüphesiyle yakaladıkları, bu kişinin mahallede toplanan kalabalığın yardımıyla şikayetçi polislerin elinden kaçtığı, kalabalığın içinde bulunan sanığın şikayetçi polislere hitaben sinkaflı küfürlerde bulunarak şikayetçilerden birinin gömleğinden tutarak çekiştirmeye başladığı, olay yerine takviye ekiplerin çağrılmasıyla sanığın emniyet merkezine götürülmek için ekip arabasına bindirildiği, şahsın araç içerisinde görevlilere hitaben “Hepinizi teker teker öldüreceğim.” diyerek tehditte bulunduğu, sanığın bu şekilde hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve tehdit suçlarını işlediği kabul olunarak ayrı ayrı mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın, kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Tehdit Suçlarına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Dairemizce de benimsenen CGK’nın 16.04.2013 tarih, 2012/6-1307 Esas, 2013/151 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 170 inci ve 225 inci maddelerindeki düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.
Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir.
İnceleme konusu dosyada; iddianame içeriğinde sanık hakkında düzenlenen sevk maddelerinde tehdit suçunun yer almadığı görülmekle, hakkında tehdit suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması,
2. Suç tarihinde görevli olan şikayetçi polislere saldırdığı, polislerden birinin gömleğinden tutarak çekiştirmeye başladığı, olay yerine takviye ekiplerin çağrılmasıyla sanığın emniyet merkezine götürülmek için ekip arabasına bindirildiği sırada şahısın araç içerisinde görevlilere hitaben “Hepinizi teker teker öldüreceğim.” diyerek tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eylemlerinin bir bütün halinde birden fazla görevliye karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
3. Kabule göre de;
Sanığın, tehdit eyleminin birden fazla kişiye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiille işlediğinin kabulüne karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
Nedenleriyle hükümlerde hukuka aykırılık görülmüş ve açıklanan nedenle bu suçlar yönünden Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Tehdit Suçlarından Verilen Hükümlerin Temyizinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un sekizinci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca, her iki suçtan verilen cezaların toplamı dikkate alınarak cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.