Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/16573 E. 2023/22550 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16573
KARAR NO : 2023/22550
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/778 E., 2016/122 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda esas ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; hükmün usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, suçun sanık tarafından işlenmediği halde mahkumiyet kararı verildiği, hapis cezasının ertelenmesi için koşulların oluştuğu halde uygulanmadığı, haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiği, bu nedenlerle sanık hakkında verilen hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

Sanığın temyizinin; üzerine atılı suçu işlemediği, verilen kararın haksız olduğu, olay günü polis olduklarını belirtmeden evine giren kişilerin kendisine saldırmaları sonucu asıl mağdurun kendisi olduğu, bu nedenlerle hakkında verilen hükmün bozulmasını talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurun suç tarihi itibariyle … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis olarak görevli olduğu, sanık hakkında yakalama kararlarının bulunması nedeniyle sanığın bulunduğu ikametine gidildiği, sanığın mağdurunda bulunduğu polisleri görünce Adli Emanetin … sıra numarasında kayıtlı meyve bıçağını polislere doğru sallayıp evden kaçmak istediği, bu sırada mağdurun eline isabet eden bıçak darbesi nedeniyle yaralandığı iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübuta Yönelik Temyizde
Tüm dosya kapsamı, mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile sanığın olay günü şikâyetçiye yönelik cebir yoluyla direndiğine dair iddiayı doğrulayan tanıklar M.K. ve Y.Y.’nin aşamalardaki beyanları ile mağdur hakkında düzenlenen adli muayene raporunun iddiayla uyumlu olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Haksız Tahrik Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Lehe Hükümler Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizde
Sanığın adlî sicil kaydı incelenmek suretiyle suç işleme eğilimi dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesindeki takdiri indirim nedenlerinin ve aynı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın, olayda kullandığı kabul edilen meyve bıçağının, 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında silah niteliğinde olmasına rağmen, anılan Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştirilen kısım dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.