Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/17006 E. 2023/23656 K. 06.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17006
KARAR NO : 2023/23656
KARAR TARİHİ : 06.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/405 E., 2016/216 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın imar kirliliğine neden olmadığına, ölçülülük ilkesine aykırı olarak teşdit yapıldığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın Ataşehir ilçesi, Kayışdağı Mahallesi, Çayıryolu Sokak, 226 pafta, 1769 ada, 7 parsel, 14 kapı numaralı yerde, binanın onaylı mimari projesine aykırı ilaveler yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada Yerel Mahkemece yapı tatil tutanağı ve bilirkişi raporuna göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran.” kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup,İmar Kanunu’nun 5 inci maddesinde “Bina, kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme ve dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.” şeklinde açıklanmıştır.
İmar Kanunu’nun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre “Derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir”. Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 14 ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği’nin 16 ncı maddesine göre esaslı tadilat, “Yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler.” şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar izahında sanığın, ruhsatta toprak dolgu olarak gözüken kısmı doldurmadan kullanıma açması ve tesisat odası olarak gözüken kısmı mutfak olarak kullanması biçimindeki inşai faaliyetlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesi kapsamında bina niteliğinde olup olmadığı ve alan artışı sağlayıp sağlamadığı, binanın taşıyıcı sistemini etkileyip etkilemediği, hususlarında bilirkişiden ek rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2. İmar kirliliğine neden olduğunun anlaşılması durumunda, hükümden sonra 18.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
Tebliğnamede yer alan görüşe bu sebeplerle iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.