Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/17193 E. 2023/23890 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17193
KARAR NO : 2023/23890
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/170 E., 2015/999 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında; görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, olay tarihinde 155 polis imdat hattını kendisinin aradığına ve polisleri çağırdığına, direnme eyleminin bulunmadığına, lehine delillerin toplanmadığına, polislerin kendisini alıp polis merkezine götürüp beklettiklerine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen tespit edilecek sebeplerle bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın başka bir sebeple gümrük muhafaza memurları ile buluştuğu, ancak kendilerinden şüphelenerek konuşmak istemediği, ihbar üzerine olay yerine gelen ve polis memuru olan katılanlar ile sanık arasında bir tartışma yaşandığı, sanığın usulüne uygun kimlik gösterilmesine rağmen polislerle karakola gitmeyi reddetmesi sonrasında orantılı bir şekilde güç kullanmaya çalışıldığı sırada polislerin ellerinden kaçtığı ve sonrasında yakalanarak kelepçe ile karakola götürüldüğü, sanığın eyleminin görev yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, usulüne uygun kimlik ibrazına rağmen polislerle karakola gitmeyip ellerinden kaçan sanığın eyleminin görev yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilen olayda, sanığın somut olarak hangi eylemleri gerçekleştirdiği ve bunların ne surette direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarına vücut verdiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de;
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla görevliye karşı gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması, nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.