YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17574
KARAR NO : 2023/24002
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/401 E., 2016/94 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığ yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin özetle; sanığın savunması alınmaksızın ve şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmaksızın, ayrıca sanığın, mağdurun görevini bilebilecek durumda olup olmadığı araştırılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi nedenleriyle kararın bozulması talebine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, zabıt katibi olan mağdurun cep telefonuna sinkaflı küfür içeren mesajlar göndererek hakaret suçunu işlediği ileri sürülmüş olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda eylemin, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret değil, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilerek, mağdurun şikâyetinden vazgeçtiği gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve üçüncü maddesinin (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanı türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, Mahkemece sanığın savunması alınmadığından, zamanaşımını son kesen sebep olan iddianamenin düzenlendiği tarih dikkate alınarak, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.