YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17700
KARAR NO : 2023/23425
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/319 E., 2016/61 K.
SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararının, şikâyetçi vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, şikâyetçi idarenin usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmelerine karşın, vekilin duruşmaya katılmadığı ve kamu davasına katılma talebinde de bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği O yer Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin özetle; sanık hakkında kanunun açık hükmüne aykırı hareket etmesi nedeni ile idari para cezası uygulandığı, atılı suçu işlediği dosya kapsamı ile sabit olan sanık hakkında eksik inceleme ile beraat kararı verildiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin özetle; sanığa ait şirkete ikinci kez aynı nedenle idari para cezası verildiği, sanığın bilerek ve isteyerek atıkları toprağa bıraktığının kabul edilmesi gerektiği, kastının bulunmadığı değerlendirilirse dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hakaret etmesi nedeni ile 5237 sayılı Kanun’un 182 nci maddesinin uygulanması gerektiği bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III.OLAY VE OLGULAR
Sanığın yetkilisi olduğu şirkette zeytin yağ üretiminin yapıldığı, yetkililer tarafından yapılan kontrollerde üretim sonrası çıkan pirina için yanları ve üzeri açık, altı beton zemin oluşturulduğu, pirina atıklarının yer yer toprak zemin üzerinde stok sahası dışında da gözlemlendiğinin tespit edildiğinden bahisle çevrenin kasten kirletilmesi suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın yüklenen suç açısından kastının bulunmadığı kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
IV.GEREKÇE
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Şikâyetçi idarenin usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmelerine karşın, yöntemince kamu davasına katılmadıkları, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatı bulunmayan şikâyetçi vekilinin, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
1. Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 181 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapılması olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.