YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17759
KARAR NO : 2023/25512
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/214 E., 2016/66 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; soyut iddia dışında delil bulunmadığı, verilen cezaların haksız olduğu, hükümlerin bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay günü eşi ile kavga ettiği, akabinde olayı haber alan polis görevlileri olan şikâyetçiler ve katılanın olay yerine gittikleri, sanığın tek katlı ikametinin bahçeye bakan balkon kısmına çıktığı, polis memurlarına sokakta neden geldiniz. a… ko… polisleri, evimde ne arıyorsunuz, sizi kim çağırdı, Allahını sinkaf ettiğimin polisleri, erkekseniz gelin evime giremezsiniz, sizleri öldürürüm şeklinde sözler söylediği, evinin içerisinden aldığı içi kömür dolu soba kovası ve bazı eşyaları şikayetçi ve katılanlara doğru fırlattığı, eylemlerinin sanığın savunması, tanıkların anlatımı, katılan ve şikâyetçilerin beyanları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın savunması, tanıkların anlatımı, katılan ve şikâyetçilerin beyanları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmayıp sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın kamu görevlilerine karşı hakaret eylemi sırasında, aynı zamanda 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi kapsamında mensup bulundukları dine göre kutsal sayılan değerlere de hakaret ettiğinin kabul edilmesi karşısında, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen eylemle cezanın orantılı olması gereğine aykırı olarak, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın savunması, tanıkların anlatımı, katılan ve şikâyetçilerin beyanları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında atılı suç işlediği sabit olduğundan mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmayıp Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen neden dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.