Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18797 E. 2023/25626 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18797
KARAR NO : 2023/25626
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/32 E., 2016/102 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kalkandere(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22.01.2013 tarihli 2012/138 Esas, 2013/11 Karar sayılı kararının O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 18.01.2016 tarihli ve 2015/16763 Esas, 2016/692 Karar sayılı ilâmıyla, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün eylemin gerçekleştiği yerin aleni olmadığının ve temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, adli sicil kaydına göre daha ağır cezaya ilişkin mahkumiyeti olan sanık hakkında daha az cezaya ilişkin mahkumiyetin tekerrüre esas alınması, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine yönelik olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/40 esas, 2015/85 karar sayılı kararının uygulanması zorunluluğu, terkin edilmesi gereken tutardan az olan yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, temyiz süresinin ne şekilde başlayacağının açıkça belirtilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, muayene koltuğuna oturduğunda mağdurun sert bir şekilde çenesini sıktığına, acı nedeniyle böyle tedavi olmayacağını söylediğinde mağdurun memurlara dönüp “Böyle soytarı hergeleleri getirmeyin şeklinde” söylemlerde bulunduğuna, oradan çıktığında hastaneye götürülüp ameliyata alındığına, tüm dosya detaylı incelendiğinde mağdur olduğunun aşikar olduğuna, beraatine karar verilmesine aksi halde hakkında indirim ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde diş hekimi olan mağdura “İtlik yapma, senin çocuğun mu var, g…” demek suretiyle hakaret ettiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunması, mağdur ve tanıklar S.K. ile F.A.’nın beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Olay tutanağı, sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 18.01.2016 tarihli ve 2015/16763 Esas, 2016/692 Karar sayılı bozma ilâmında belirtilmesine ve Mahkemece de bozmaya uyulmasına rağmen, sanık hakkında temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince uygulama yapılması yerine, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca ceza belirlendikten sonra üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması ve sanığın adli sicil kaydında bulunan, daha ağır cezayı içeren Ardeşen Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/36 Esas, 2008/150 Karar sayılı ilamında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca “cezayı aleyhe değiştirme yasağı” ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın bozma öncesi sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanan Pazar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/99 Esas, 2009/81 Karar sayılı ilamındaki ceza esas alınarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, adli sicil kaydına göre birden fazla sabıkası bulunan mükerrir sanık hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.