Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18810 E. 2023/25632 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18810
KARAR NO : 2023/25632
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/544 E., 2016/275 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, aşamalarda suçu aynen kabul etmiş olmasına rağmen Mahkemece ikrarının göz önünde bulundurulmayarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediğine, olay anında aşırı alkollü olduğuna ve mağdura ne söyleyip ne söylemediğini hatırlamadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, yeterince aydınlatılmamış olayların sanık aleyhine yorumlanamayacağına, eksik inceleme sonucunda ve geçmiş sabıkaları esas alınarak hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde Jandarma Komutanlığı önünde alkollü bir şekilde bir şahıs ile tartışan sanığın, sessiz olmaları gerektiğini söyleyen nöbetçi er olan mağdura “G… sinkaf ettiğimin askeri seni ne ilgilendirir, anasını sinkaf ettiğimi, o… çocukları, siz burada askerlik yaptığınızı mı zannediyorsunuz” diye bağırdığı, bunun üzerine sanığın işlem yapılmak için karakolun içine alındığı, sanığın burada da mağdura hitaben “Ebesini sinkaf ettiğimi,…” şeklinde sözler söylediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunması, mağdur ve tanıklar B. D. ile E. E.’nin beyanları tespit edilmiştir.
3. Görgü ve tespit tutanağı, sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. Dosya kapsamından sanığın Jandarma Komutanlığı önünde mağdura hakaret eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı açıklanıp tartışılmadan hüküm kurulması,
2. Sanığın sabıka kaydında yer alan Kemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/477 Esas, 2005/90 Karar sayılı kararında yer alan hükümlülüğün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olması nedeniyle 6545 sayılı Kanunla getirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesindeki değişiklikler ile koşulların oluşması durumunda, “hükmün açıklanmasının geriye bırakılması” ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi karşısında, bu husus araştırılmadan, sabıka kaydı olduğu gerekçesiyle eksik incelemeyle erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

3. Bir numaralı bozma sebebine göre; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanığın, sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.