YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19053
KARAR NO : 2023/25675
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/108 E., 2016/263 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında; hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.080,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetim süresinin uygulanmasına karar verilmiş, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğundan bahisle ihbar yapılması sonrasında açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; tanık beyanlarıyla hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, sanığın uğradığı manevi cebir nedeniyle cezalandırılmaması gerektiğine ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın hasta olan çocuğunu acil servise getirdiği, doktor olan katılanın diğer hastaların muayene işlemlerinin tamamlanmasına müteakip kendisini içeri alacağını söylemesine öfkelenen sanığın “Bir saattir ağlıyor, sen ne biçim doktorsun, geri zekalı mısın, çocuğun ağladığını duymuyor musun, çocuk ağlamaktan öldü.” şeklinde sözler söyleyerek hakaretlerde bulunduğu iddia edilmiş olup, yargılama sonucu verilen incelemeye konu kararda Mahkemece eylemlere dair herhangi bir kabul veya gerekçe ortaya konulmamıştır.
IV. GEREKÇE
Temyiz kanun yoluna tabi olup, kesinleşmesi halinde infaza verilecek ilamın açıklanan yeni hüküm olduğu, bu nedenle iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının yargılama sonucunda açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadığı gibi, ayrıca incelemeye konu eylemlerle hiçbir ilgisi bulunmayan hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yollama yapılmak suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü, 223 üncü ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.