YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19129
KARAR NO : 2023/25592
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/69 E., 2016/20 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar … ile …, süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etmişlerdir.
2. Katılan …’ın temyiz isteği; kendisinin ve diğer iki katılanın beyanlarının tutarlı olduğuna, beyanlarına itibar edilmeme gerekçesinin yerinde olmadığına, verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olarak verildiğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın, aralarında husumet bulunan katılanlara “Gürültü yapmayın, çok konuştunuz, susun lan şerefsizler” diyerek hakaret suçunu işlediği iddia edilmiştir. Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinden hareketle sanığın aksi kanıtlanamayan savunmalarına itibar edilerek müsnet suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklanan nedenle tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 16.10.2015 tarihli savunmasının olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.